Modernizm, gerçek bir anlam kaybıdır. Bu yönüyle hayatın
anlamına dair bilgelik onun için belirsizdir. Postmodernizm ise
hakikatin, anlamın ve gerçekliğin var olduğu bir dönemi anımsayacak
kadar yaşlı değildir, gençliğin haşin sabırsızlığıyla düşünür. Hiç var
olmamış derinliklere özlem duyma sorunu yoktur. İnsanın öleceğini
bilerek yaşama tutunmaya çalışması, yaşamı bir tutkuya
dönüştürmesi tuhaftır. Bu aslında rasyonel insanın kendi
ölümsüzlüğüne duyduğu bilinçdışı bir güvenden kaynaklanır. Bu
güven insan yıkıcılığının da kaynağını oluşturur.