Evet bu, uzun bir hikâye... Elimde olsaydı onu daha da uzatır
mıydım? Hayır. Belki de elimde olmadığı için böyle konuşuyorum.
Bilemiyorum. Ancak şundan eminim: Daha uzun olması, onu daha
iyi bir hikâye yapmayacaktı. Çünkü bir hikâyenin iyi ya da kötü
olması, uzun ya da kısa sürmesi ile ilgili değildir. Bir hikâyeyi iyi bir
hikâye yapan, anlatmaya; çok iyi bir hikâye yapan ise dinlemeye
değer görülmesidir. Aslında ben, sadece tek bir kez yaşanabilir
olmalarından sebep, iyi ya da kötü fark etmeksizin bütün
hikâyelerin eşsiz olduklarını düşünüyorum. Eğer kendi hikâyemi
övmek konusunda aşırıya kaçmak ile suçlanmayacağımdan emin
olsaydım, gönül rahatlığı ile “eşsiz” yerine, “muhteşem” derdim.
Belki de demeliyim; çünkü bu, içinde benim de olduğum bir
hikâye. Başkalarının onun hakkında ne düşündüklerini bilemem.
Doğrusu bu pek umurumda değil ama kendim için, pekâlâ
“muhteşem” olduğunu söyleyebilirim...